<<geri
                        Tunceliden Manzaralar
Daha fazla Fotografları Fotograflar bölümünde görebilirsiniz
                                     
                                                                     Tunceli'nin Kazaları
                                                                                       Harita

Tunceli Hakkında Genel Bilgiler
Kaynaklar
                                           Konular
Tunceli Vakfı                 
Tunceli Dersim Kronoloji
Tunceli  Valiliği               Tunceli    
Devlet İstatistik    E.       Nüfus    

Tunceli:
Dersim MÖ 6000'lerden beri yerleşime açıktır. Keban Gölü alanında yapılan arkeolojik kazılar yerleşimin prehistorik devirlerde başladığını ortaya koymuştur. Tüm bu bulgular yerleşik yaşam Kalkolitik çağda MÖ 5500-3500 yıllarında başladığını göstermektedir.

Pulur ve Tepecik (Khirbet-Kerak, Karaz ya da Tülintepe Hurrri kültürüne rastlanılmıştır.) Tülintepe'de rastlanan neolitik tabakalar bölgenin kültür tarihini 5500-6000 tarihine götürmektedir. (Yeni Taş Devri- Cilalı Taş Devri) Kazılarda çıkan hububat çeşitleri ve evcil kalıntılar ise burada MÖ5000'den beri geniş çapta tarım kültürünün varlığını ortaya koymaktadır.

Coğrafi özellikler nedeni ile bu bölgedeki gözelerin bolluğu, ormanların ve kaya sığınaklarının varlığı ile kara-su hayvanlarının çokluğu zengin bitki örtüsünün çokluğu(Tunceli'de 1518 bitki türü ve 43 endemik bitki türü saptanmıştır) insanların eski taş çağlarında (Paleotik MÖ600.000-10.000) beri buralara çekmiş ve yerleşimleri kolaylaştırmıştır.

Taş devri insanları su kaynaklarının başında bulunan inlerde oturmuşlardır. Çemişgezek kenarındaki yapma mağaralar, kaya sığınakları Ekrek köyü çevresinde Çim(İn) mağaraları tarih öncesi dönem bakımından önemli yerleşim yerleridir.

Çemişgezek yöresinde Neolitik döneme (Yeni Taş Devri MÖ8000-5500) ait yerleşime Pulur höyüğünde rastlanmaktadır. Burada oturanlar bakır cevherini eriterek balta ve kargı ucu gibi aletler yapmışlardı.

Pulur höyüğünde ele geçen üst katmaların , beyaz zemin üstüne geometrik süslü hayvan ve kuş bezekli iki renk çanak çömleğinin, yerel özelliklerini taşımakla birlikte, Mezopotamya'da bulunan Kalkolitik Çağ(MÖ 5500-2500) çanak çömleklerle benzerlikler görülmüştür.

Araç gereç yapımında taş ve kemiğin yanı sıra madeninde kullanıldığı saptanmıştırç Az sayıda maden buluntuya karşı tunç, iğne tunç kama ve maden eritme kabı gibi gereçler ile ham bakır ve krom cevher curufları bulunmuştur. Pulur höyüğünün halkı cevredeki bu maden cevherlerini tanıdığını otaya koymaktadır.

Tülintepe'de yaşayanların çiftçilik yaptıkları çoğunlukla geçimlerini tarımla sürdürdükleri ele geçen bitki ve hayvan kalıntılarından, öğütme taşlarından anlaşılmaktadır. Ele geçen av hayvanları kalıntları ve sapan taşları onların avcılıkla uğraştıklarının göstergesidir. Ayrıca Tülintepe'de pişmiş topraktan idoller, taştan balta,keser , keski, hayvan elleri, ezgi aletleri, öğütme taşları, boynuz ve kemik aletler, çanak çömleğin yanında ilk kalkolitiğin diğer kalıntılarını oluşturur.

MÖ 5000 yıllarında Dersim yöresinde yaşadığı saptanan “müşki” adlı Aryalar’la başladığı Asur bölgelerinde Dersim halkının “MÜŞKİ” adı ARYALAR olduğu belirtilmektedir. Daha sonraki dönemlerde “KARDUK” adını alan bu kavim, Hitit krallığı’nın yıkılmasıyla batıdan gelen PALA ve diğer Hititliler’e karıştılar....Bu dönemde Şuhna, Ishüru, Alshi halkları Hititler’e komşu idiler.

MÖ 4000’lerde Sümerler’in egemen olduğu Akad Kralı Sargan ve Naramsin’e ait kitabelerde anlaşılmaktadır.

MÖ 2370-2330 yıllarında Dersim, Akadlar Devleti’nin bir ili olarak gösterilmektedir. MÖ 4000 ve 3000 yıllarında yukarı Fırat boylarında Subarlar'ın yaşadıkları Fırat nehirinin adının bu kavim tarafından verildiği ileri sürülmüştür. Tunceli yöresinde Mezopotamya kökenli yazılı belgelere göre MÖ 2200 yıllarında Doğu Anadolu'da yaşayanların Subarlar (Sabarular) olduğu bilinmektedir. Daha sonra Hurriler olarak adlandırılan bu kavim uygarlık alanında da Hititleri etkilemiştir. Subarlar'ın Hurriler'le aynı kökenden geldikleri ve yeryüzünde madeni ilk işleyen kavim oldukları bilinmektedir. Hatta işlenen madenlerin Mezopotamya'ya ihraç edildiği anlaşılmaktadır. Baz bilginler Mezopotamya'da gelşen kültürlerin kökenini burada aramanın daha doğru olacağı kanaatindeler.

MÖ 2200’de Dersim ve çevresi Mezopotamya-Anadolu arasındaki ticari ilişkilerde geçiş noktası; bu binyılın ikinci yarısından önce bağımsız Hurri Krallığı, MÖ 3000'de Zagros dağlarından Anadolu'nun güney-kuzey Suriye'ye kadar yayıldılar. (Fırat,Habur As nehirlerini kapsayan alana kadar.) Arkasından Hitit İmparatorlığu (XV. Yüzyılın ortaları XI. Yüzyılın sonu) yayılma siyasetinde öncelikli bir yer tutan bölge olmuştur.MÖ 2....’de “işu va” diye anılan bugünkü Tunceli-Elazığ bölgesinin halkı olan Hurriler’in uygarlık açısından Hititler’i etkilediği görülür. Daha sonra Saburrular, Hurri diye anılmaya başladılar.MÖ 2000 yılında Kuzey Doğu Anadolu, Hurriler’in egemenliğine girdi. MÖ 1500 yıllarında Hurriler Orta Doğu’nun en güçlü devleti idi. MÖ 16.-15. Ve 14. yüzyıllarda bölge Mitaniler’in egemenliğine girer. Mitaniler (Mitani halkı Hurrilerden oluşuyordu.) Dersim yöresinde Asurlar’dan da önceleri bir süre egemenlik kurmuşlardır. (MÖ 1252)

Asur Kralı Tukulti (MÖ 1242-1206) Hurriler’e ait ALZİ, AMADUNU (Diyarbakır) Purulumzi bölgelerini almıştır. Asurlar 13.yy'dan 9.yy sonlarına kadar Alzi, Şupa, Huzuna(Hozat), Tesmişki (Çemisgezek), Melitia (Malatya), Qumaha (Adıyaman), Halpa (Adıyaman-Gölbaşı), Işuwa ve Suhme ülkelerine sefer düzenlediler. Hurri Devleti de MÖ 12.yy'da Hurriler tarafından ortadan kaldırıldı. Hitit Kralı Suppuliluila Mas ve oğlu Marsilis (MÖ 1347-1320) yazıtlarında komşu ALZİ , SUHWA, ISHUVA ve ALSHİ halklarıyla savaşlardan söz eder. Bu halklar Ermeniler’den önce bölgeye gelmiş bölgenin ilk halklarıdır. MÖ 1335 yılında Dersim yöresi ile bütünleşen AZZİ –HAYAŞA ülkesini Hatti Kralı II. MÜRŞİLİ bir seferle kendisine bağladı. Dersim olarak adlandırılan İşuwa yöresinde “MÜŞKİLER” yaşıyordu. Erken demir çağında yöreye nereden geldikleri kesin olmayan Müşkiler’in Dersim yöresini iskan ettiği bir alan olarak görülmektedir.

MÖ 1167'de Trakya-Frigya kabileleri, Yukarı Fırat'ı geçtikten sonra Murat Suyu Vadisine yerleştiler. Burada bulunan Alzi ve Purulumziler'in ülkelerini işgal ettiler. MÖ.IX. yüzyılda Müşkiler, Murat suyu ile batı fırat arasında “UŞUVA”yı da içine alan bölgeye gelip yerleşirler. Bu sırada yöre halkı Hurriler’den oluşuyordu. Asur Krallığının bölgeye ilki bu kez Asur-Muşki mücadelesine sahne olur. IX. Yüzyılın sonlarına kadar bölgeye Asur yağmar seferlerine maruz kalır. Dersim çervresi IX. Yüzyıldan iyibaren bu kez Dersim; Asur ve Urartular arasında çekişme konusu olur. Ancak Asurlar bu tarihlerde kendi iç karışıklıkları ile uğraştıklarından bölgenin hakimiyeti el değiştirmiştir.(Hakimiyetini kaybetmişlerdir.) Urartu Kralı MİNUA (810-785/780 yıllarında Alzi ülkesini VIII. Yüzyılın başlarında da (799’dan sonra) ele geçirerek kendi eyalet sistemi içine katmıştır.

MÖ VIII. Yüzyılda Dersim yöresi Urartular’ın egemenliği altına girdi. Urartular(MÖ 900-612) Müşkiler’in saldırılarını püskürttüler.VIII.yüzyılda Dersim Urartu Devleti’nin sınırları içerisinde olup, Urartular-Dersim-Elazığı yöresine “Süpani” diyorlardı. Urartu halkı MÖ II.yüzyılarından kalma Hurrice’ye yakın bir dil konuşuyorlardı. Urartu Devleti, Hurri soylarının küçük prenslikleriyle bir birlik olusturmaları sonucu kurmuşlardır.

İlk Kralı Sarduri I. (MÖ 840-825) Dersim yöresi VI-II. Yüzyılda Urartu sınırları içerisinde göstermektedir. İzoli’de, Bağın Mazgirt’e ve Palu’daki yazıtlarda bu gerçeği kanıtlamaktadır.

Kral II. Rus’a (MÖ 678-645) Mazgirt’i bayındır bir haline getirerek, kaleye bir kitabe yazdırır. Dersim yöresindeki Müşkilerin saldırısını püskürtmüş ve bu dönemde etkisiz hale getirmiştir.Mazgirt kale köyündeki kale II. Rusa döneminde yapılmıştır.

MÖ 715 yılında Med aşiretlerinin önderlerinden Dayarikko Keyeksa tüm Med aşiretlerini (Med, Guti, gui, Kusi, Lolo, Mamai, Kardus, haldi ve Kardu) bir araya getirerek bugünkü iran şehri Hamedan’da Medler’i bir devlet çatısı altında birleştirdi. MÖ 600 yıllarında Medler, Urartu Devletini ortadan kaldırdılar. Böylece Urartular’ın yerine bölgeye Medler egemen olurlar. Medler MÖ 7. yüzyılda İşuva’yı, 560 yıllarında ise Doğu Dersim yöresini ele geçirdiler.Böylece Dersim bölgesi Med Devletinin egemenliğine girdi.

Medler’in Dersim yöresindeki egemenlikleri süresince dinsel alanda yüzyıllar boyunca silinmeyen izler bıraktıkları anlaşılmaktadır. Dersim’de şiiliğin bir kolu olan Ehl-i Hak Mezhebi büyük ölçüde Zerdüştlük’ten etkilenmiştir.

MÖ VII. Yy.’da Dersim Med egemenliği altına girdi. Ancak yerleşik bir düzen oluşturamayan Med Devletine MÖ 550’de Persler Anadolu’ya sefer yapar.Dersim yöresini fetheder.Pers döneminde “Medya Sınır Saptanlığı” içinde yer alan Dersim’in yerel halkı, Haldiler, Khalibler, Massinekler ve Akilisenler’den oluşmaktaydı. 13. Satraplık olan Akilisenler, Dersim için bulunduğu Armenia satraplığının sınırları Ağrı Dağından, Fırat ırmağının kıyısına doğru uzana bölgeyi kapsıyordu.

Heredot’un 13. satraplık olarak belirlediği Dersim’in içinde bulunduğu satraplığın o zaman ki valisi ORTATAŞ, Akilisene yöresini de kapsayan alanda valilik yapıyordu.

MÖ 334 yılında Büyük İskender; Biga Çay’ı İSOS savaşı daha önce de Gawgamala (Kerbela yakınlarında) yaptığı savaşta Persler’i ağır yenilgilere uğratan Makedonyaluı İskender, tüm Anadolu’yu Makedonya topraklarına kattı. Pers soylularından Ariorates, MÖ 332’de Dersim’i kapsayan topraklarda Makedonya Krallığını kurdu.

Makedonyalılar’ın Anadolu’ya egemenlik yılları isyanla geçer.İsyanların başını Akilisene (Dersim) ve Kapadokya halkı çeker. II. Ü. Ariorates, Makedonyalılar’a karşı başarılı bir direniş örgütleyerek, MÖ 301’de Kapadokya Krallığı’nı yeniden kurdu.Ancak Makedonyalı asker önderler isyan bölgesine gelerek , katliam yaparak isyan bastırdılar.(MÖ 322) İskender’in ölümünden sonra Perdikkas ayaklanma bölgesi olan Akilisene gelir, Dersim’deki ayaklanmayı bastırır. Dersim böylece Makedonya egemenliğine girer. Dersim bölgesi MÖ 230 yılında Kapadokya’ya dahil edildi.

MÖ 180’lerde Kapadokya Krallığı, Anadolu’yu işgal politikası gütmekte olan Roma İmparatorluğu’nun uydusu durumuna geldi.Anadolu’da Roma ordusuna karşı da etkin olan Pontos Krallığı, Kapadokya topraklarını işgale yeltenince, Roma-Pontos savaşı başladı.

Sulla komutasındaki Roma ordusunun Potos-Ararks işbirliğini çökertmesinden sonra, etkinliği azalan Pontos Devleti, son kralları Mitridates, Evpatur’un Roma komutanlarına yenilmesiyle ortadan kalkınca Dersim Roma egemenliğine girdi.(MÖ 2.yy'da)

Part Krallığı döneminde ise , Part Krallarından Mitridates MÖ 140 yılında Dersim bölgesini egemenliği altına alır.Araks (Part) Krallığı, Selekidler’e meydan okurlar. Pers Krallığı ülke topraklarını daha sonra Persler’le paylaşırlar.. Bu prensliklerden birini de ARTARSASD’in oğlu Tigran (Dirkan) yönetir.Tigran, Sophane (Dersim-Elazığ) Krallığını da alarak, böylece dersim bu dönemde TİGRAN’ın egemenliği altına girdi. MÖ 70’lerde ise Arasklar yönetimiyle, Arsaklar arasında el değiştirdi.

MÖ 69-66 yıllarında Romalılar Lukullus komutasında ki bir orduyu Tigran’ın üzerine gönderirler.Lukullus Malatya (Melitene) Sophane (Dersim-Elazığ) yörelerini yağmalar.Tigran Van’a kaçar. MÖ 55’lerden başlayarak Doğu Anadoluya giren Partlar Dersim’de etkinlik sağladılarsa da , bu etkinliği kıran roma Askeri gücü, bölgeyi kapadokya eyaletine bağladı.

Romalılar MÖ I. yüzyıldan itibaren partlar’ın üzerine sürekli seferler düzenlemişlerdir. Partlar’ın (Arsaklar) direnişi uzun yıllar sürer. Part Kralı MİDRDATES, Ermeni (ARASK) Kralı ve damadı Tigran Romalılar’a karşı savaşmışlardı. Bu dönem de Dersim bazen Arsaklar’ın bazen de Arasklar’ın egemenliği sınırları içinde kalmıştır.

Sasaniler (212-642) Babek’in oğlu Erdeşir 226 yılında Sasani İmparatorluğu’nu kurmuştur.Grek ve Roma tarihçilerine göre, Sasaniler, Romalılarla ve Bizanslılarla savaşmışlardır.Daha sonra Sasanilerle Bizanslılar arasında kalıcı bir barış yapılır.Dersim-Elazığ yöresi Sasani İmparatorluğu içinde kalır.

395’ten sonra Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu’nun egemenliği altına giren Dersim “Roma Mezopotamyası” denilen “Therma” içerisinde iken İran-Sasanlı ve Bizans orduları etkinlik savaşlarına sahne olur. Sasaniler’in Dersim’deki egemenlikleri 506 tarihinden sonra başlar.Sasani hükümdarlarından I. Kubart (Kavaz) Dersim yöresini İmparatorluğunun sınırları içine alındığı söylenirse de, bölgenin dağlık oluşu, nedeniyle egemenliği her zaman olduğu gibi şaibeli kalmıştır.

642 yılında Halife Ömer zamanında Nihavend Savaşı (642) sonucunda Arap İslam Orduları Sasani Şahı olan III. Yezdigirt’i yenilgiye uğratmasıyla, Araplar, Sasani Devletinin siyasi valığına son verdi. Halife Ömer devrinde Bizans Ermeniistan Valisi Sibad'ın Araplar'dan yana karar almasıyla bu eylaet içinde yeralan Dersim yöreside Araplar'ın etki alanı içine girmişti. (644)

661 yılında Araplar Habib b. Meslene tarafından Doğu Anadolu bölgesinde fetihlere girişilir. Bizans İmparatoru Konstantin durumu kendi lehine çevirmek için Dersim; Erzincan ve Erzurum yöresine sefer düzenler, olumlu sonuçla döner. 653 yılında Habib, Mesleme, Ermeni valiler’in desteğiyle Dersim’de denetimi sağlarsa da, Dersim bu dönemde Bizans; Arap güçleri arasında sürekli el değiştirmişti.(686)

700 yılında Arap İslam Ordusu Abdullah b. Abdülmelik komutasında bir sefer yapar ve Erzurum, Erzincan,Dersim bölgesi Arap egemenliğine girer.

772 yılında Abbasi yönetimine karşı Dersim yöresinde genel bir ayaklanma olur.(Ayaklanma içinde Ardzruni, Bağratlı ve Mmikon Ermeni kökenli boyları vardır.) Dersim merkezinde başlayan bu ayaklanma, genişleyerek isyan dalgası Erzurum’u kuşatma altına alır. Amir; b. İsmail El Harisi komutasındaki Arap ordusu, Ermeniler’i Erzurum; Erciş yakınlarında yenilgiye uğratır. Abbasi Halifelerinden Muhammed Mehd ve Halife Mutez döneminde de bölgede isyanlar çıkmıştır.Bu dönemde Bizanslılarla İslam Arap kuvvetleri bölge de etkinlik kurmaya çalışsalar da, Bizans İmparatoru Theoophilo 837 yılında Dersim yöresini yağma eder.Hozat yakınında ki CMU(CMNU) Palin ve Maskert (Mazgirt ile Akkilisene) yöresini işgal eder. Hozat’ı tahrip eder.Bizansın baskıcı yönetimine karşı halk ayaklanır. 837 yılında Dersim yöresi Bizanslı Jones Karkuas ile Müslüman Hamdaniler’den Seyfüdlarının kuvvetleri Harput yakınlarında savaşa tutuşurlar.Karkuas yenilgiye uğrar. Bu savaşta askerler’in çoğu Dersim ve Elazığ’ın yerel halkından oluşuyordu. Bizans Doğu Ordu Komutanlığına İonne Tsimiskes, Batı Ordu Komutanlığına ise kardeşi Leon Phokas getirilir.Böylece Bizans İmparatorluğu Bölgedeki yönetimi Dersimliler’in eline geçer.Çünkü Jonnes Tsimiskes Çemişkezek’liydi.

852 yılında Arap Halifesi Mütevekkil kumandan Pağa'yı binlerce kişilik bir ordu ile Doğu Anadolu'ya gönderdi. Puğa Sason'a girip Hutlulardan oluşan dağ nüfusundan 30 bin kişiyi katletti. Bu dönemde Dersim İslam Araplar ve Bizanslılar arasında el değiştirir. Ancak Dersim bölgesi İslam Arap etkisi altına girdi.

IX. yüzyılda Bizans İmparatorluğu, Mezopotamya içinde yer alan Dersim, bu dönemde Şeyh Hasan Beyliği’nin egemenliği altındaydı. Bu dönemde; Türkler’in yerli ittifakları olan Şadiller ve Mervan Kürtler’i, Bizansa karşı sert darbeler indiriyorlardı. Bu sırada Dersim’in Mazgirt yakınlarındaki Bağın’da Bizans’a karşı ayaklanmahaberi İmparator Manuel’e ulaşır.(1051-1052) Bunun üzerine Bağın yöresine Beros komutasında bir ordu gönderilir.Beros Bağında eşine az rastlanan yağmalar ve zulümler yapar.1055’TE Beros’un yeri,ne bu defa Melissene geçer. Bizans İmparatoru THEDORAS Bağın yöresinin yönetimini ve Ermeni Perslerinin savunma görevini Melissene’ye verdi.

Büyük Selçuklu döneminde ise Selçuklu hükümdar’ı Melikşah, Dersim aşiretlerin’den bazılarını(Baba, Mansur ve Kureyşan aşiretleri gibi)Kavurd’a karşı gösterdikleri başarıdan ötürü, Selçuklu Sultanı Melikşah bu aşiretleri (Şeyh Hasan, Hormek, Seydan, Kureysan, Bamasuran, Karsan, İzori...gibi aşiretler Horosan (Khrosan)-Deylaman'dan göç edip Dersim'e yeleştiler.) Dersim yöresine iskan ettirmişti. Türkme Beylerinden Emir Çubuk bir süre Çemişgezek, Pertek, Sağman kalelerinin yanı sıra Palu, Genç ve Arapgir'e hakim olduğu görülür. (1313)

Dersim 1118-1142 yıllarında Mengücekler; Mazgirt çevresine, beylikler döneminde ise Dersim yöresine egemen olmuşlardı.(1071-1275)

Ağustos 1226 yılında Anadolu Selçuklu Hükümdar 1.Alaeddin Keykubat, Diyarbakır Artuklu Emirin Hakimiyetindeki Çemişgezek’i ele geçirdi, 1228 yılında ise, Mengücekoğulları topraklarının tamamını fetheder.

Böylece Dersim yöresi Anadolu Selçuklular’ın egemenliğine girer. (1231-1237) Anadolu Selçuklular’ın, Büyük Selçuklular’ın yenilmesinden sonra, uzun süre değişik beylikler arasındaki etkinlik savaşlarında durmadan el değiştiren Dersim, 1243’te kısmen Moğol egemenliği altına girdi.

13.yüzyıl sonlarından 14. yüzyıl ortalarına kadar Dersim, Elazığ-Malatya, Maraş, Erzincan gibi yerlerde Moğol egemenliği kurulmuştur.

Merkezi Erzincan’da bulunan Eretna Beyliği (1335) bu dönemde Moğolların varsalı durumundaydı.Osmanlı topraklarına giren Timur Dersim yöresini kısmen de Sivas şehri’ni kuşatır. Kuzey Dersim’in hakimi durumunda olan Muttahharten ‘de Timr’a itaat eder.Bu dönemde Güney Dersim yöresi ise Şeyh Hasan Beyliğinin egemenliği altındaydı.Muttahharten, 1387’de Timur’un egemenliğini tanıyıp, Sivas’ın ele geçirilmesinde ona yardımcı oldu.Bu hareketi cezalandırmak için Dersim üzerine yürüyen Yıldırım Beyazıd Erzincan’ı aldıysa da kesin başarı sağlayamadı.

Timur’un Doğu Anadolu egemenliği yıllarında Karakoyunlular, Erzurum, Sivas, Erzincan ve Dersim dolaylarına yerleşirler. Akkoyunlular XV.yüzyılın ilk yarısında Dersim yöresini Çemişgezek Emiri Şeyh Hasan'ın yönetimine son vererek kendi yönetimine alırlar.(1420)

Ankara savaşın’dan sonra uzun süren Dersim’deki etkinlik savaşlarında taraf olmayan Dersimliler, Osmanlılar 12 Ağustos 1453 Otlukbeli savaşıyla yöreyi ele geçirmeye çalışsalar da, Dersim yöresinde üslenen Şah ismail’in güçleri ve Dersim’in hakimi Hacı Rüstem güçleri Osmanlı egemenliğini sarstılarsa da , 1514 Çaldıran savaşıyla yöredeki Osmanlı etkinliğini kısmen sağlamıştı.                                       <<basa dön

DERSİM:
Dersim Kurmanci lehçesinde “der” (kapı), “sim” (gümüş), (Kırmançi-Zazaca’da, Dersimce ise “deyr-sim” sözcüklerinden oluşan bir isim tamlamasıdır. Türkçe’ye “gümüş kapı” olarak çevirebiliriz. MÖ 4.yüzyıldan önce Yunan tarihçi ve coğrafyacılarının Dersim yöresine “DARANİS” adını verdikleri ve Anadolu’ya ilişkin en eski adların başında “Dariaini”ni geldiği belirtilmektedir.

Dara (Darius) döneminde (MÖ 521-486)İran'dan Kızılırmak'a kadar Dersim'ide kapsayan Pers egemenliği kurulur. MÖ 519 yılında Pers Kralı Dara (Darius) Doğu Anadolu ve Dersim'i fetheder. Dersim'in o deönemdeki adı olan"Daranalis"'inde Pers kralı Dara'nın adından kaynaklandığı sanılmaktadrı. Çünkü Dara'dan önceki dönemlerde de bDersim'e böyle bir isim verildiğine rastlanılmaktadır. Tarihçi Ptolemy’nin Dersimi “Daranalis” olarak kaydedilmesi mö 519 yılında Pers Kralı Dara’nın (Darius) Kral olmasından itibaren başlamaktadır.

Munzur Dağları’nı içine alan geniş bir alanı kapsayan “Daranalis” adının yüzyıllarca kullanıldığı bilinmektedır.Günümüzde Erzincan’a bağlı Tercan ilçesini kapsayan alana “Derxene” (Derksen) adınını verildiği Strabon’un “Coğrafya” adlı eserinde belirtilmektedir. Tunceli yöresine "Daranisse" ve "Daranilik" adlarının verildiğine başka kaynaklarda rastlanmaktadır.

Dersim-Tunceli yöresi çeşitli devirlerde çeşitli adlarla anılmıştır. Hititler zamanında Munzur Dağları'nın güney bölümü "İşuva"(İssuva), Çemişkezek çevresinde "Zuhma"; Urartular döneminde Çemişkezek yöresi "Tamişkiş", "Kalan" yöresi "Sophen", bugünkü Tunceli'yi kapsayan böleye ise "Supani" adlarıyla anılmışlardır. MÖ kullanılan adlardan biride, Mazgirt ve çevresini kapsayan bölgeye verilen "AKKİLİSİNE" adıdır. Bugün Mazgirt'e bağlı olan Akkilisse köyünün adı büyük ihtimalle buradan gelmektedir. Yine Tunceli'nin eski adlarından MAMAKİ adınında Ermeni prenslerinden Vartın Mamikon'dan geldiği sanılmaktadır.

Dersim-Tunceli yöresinde, Roma ve Bizans dönemlerinde de, bir yandan yeni yerleşim birimleri kurulup, bu alanlar yeni adlarla anılırlar. Diğer yandan, eskiden kalan yer adları bazı değişikliklere uğramıştır. Örneğin "Hieroplis" olarak bilinen Çemişkezek, Bizans İmparatorluğu zamanında "Tsimisca" olarak anılmıştır. "Tsimisca" Hozat'ın eski adı olmasına rağmen, bugünkü Çemişgezek'in esas adıdır. Yine Bizans İmparatorluğu zamanında "Hozan" (Khozan); Urartular döneminde ise "Huzan" Kanton içinde hazani olarak geçer. "Khozan" eski devirlerde "Palakhovit" ya da "Palahorid", Çemişgezek "Tschimch gezek"; Kızıl Kilise (Pakh) "Kizil Kilsa", Pertek "Pere-tek" Köprücük olarak belirtilmiştir.


Cumhuriyet döneminden önce 19. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı İmparatorluğu’nun resmi yazışmalarında yoğun olarak “Dersim” adı sıkça kullanılmıştır. 1847 yılında Dersim Sancağı’nın Erzurum eyaletine verilmesinden sonra 1859 yılında yapılan bir değişiklik de Harput eyaletine bağlanır. İşte bu tarihten itibaren Dersim ve çevresi haritalarda gösterilmeye başlanmıştır.                                            <<basa dön
KAYNAKCA
M.Ö. 5000-3000-Kalkolitik Dönem
M.Ö. 4000 -Sümerler Dönem
M.Ö. 3000-2000-Tunç Çağı-İşuvalılar Dönemi
M.Ö. 2370-2330-Subartular(Subarlar) ve Asur Devleti Dönemi
M.Ö. 2000-1300-(Orta Tunç Çağ'da)Sabarrular Dönemi İşuwa'lılar Dönemi
M.Ö. 1500 - Mitaniler Dönemi
M.Ö. 1400-1335 Hayaşa-Aziler Dönemi
M.Ö. 1400-1200-İşuwa Devleti Dönemi
M.Ö. 1200-900- Hititler Dönemi
M.Ö. 1200-900- Müskiler Dönemi(Hitit)
M.Ö. 900-600- Urartular Dönemi
M.Ö. 600-550- Medler Dönemi
M.Ö. 550-300- Persler Dönemi
M.Ö. 334-332- İskender Dönemi(Makedonya Kralı)
M.Ö. 300 - Kapodokya Dönemi
M.Ö. 20 - M.S. 395- Romalılar Dönemi
395 - 639 - Bizans Egemenliği Dönemi
639-648 - Arap Egemenliği Dönemi
650-649 - Bizanslıların Geçici Dönemi(Egemenliği)
651-653 - Arapların Egemenliğini Güçlendirmesi
700 - Bizans Egemenliği Dönemi
1071- Malazgirt Savaşı ile Tunceli'de Hanlık Kuruldu
1087- Çubuk Bey Yönetimi ve Mengüçler Dönemi
1115 - Artuklu Beyliğinin Yönetimi
1163 - Danışmandili Beyliğinin Yönetimi
1228 - Anadolu Selçuklu Egemenliği
1243 - Moğol Egemenliği
1300 - Akkoyunlular Dönemi
1379 - Erzincan Beyi Mutahharten 'in Yönetimi
1387 - Timur Ordusunun İşgali
1473 - Akkoyunluların Yenilmesi ve Osmanlı Yönetiminin Başlaması (Oltukbeli savaşı)
1502 - Safevi Dönemi
1514 - Yavuz Sultan Selim Döneminde Osmanlı İmparatorluğu'nun Egemenliğinin Artması (Çaldıran Savaşı)
1520 - Kanuni Döneminde 4 Sancak Haline Getirilmesi
1530 - 1839 Osmanlı Döneminde Beylikler Tarafından Yönetilmesi
1847 - Dersim'in Sancak Haline Getirilerek,Erzurum'a Bağlanması
1879 - Dersim'in Vilayet Oluşu
1867 - Dersim'in Erzurum Vilayetine bağlanması
1877 - Dersim'inMamuret ül Aziz vilayetine bağlanması
1886 - Dersim'in Tekrar Sancak Haline Getirilerek,Elazığ'a Bağlanması
1879 - Dersim'in Sancak Olması
1916 - Dersim'de Ayaklanmalar ve Kuzey Kısmın İşgal edilmesi.(Rusların İşgali)
1922 - Kısa Süre İl haline Getirilmesi
1923 - Dersim'in İlçe Olarak Elazığ'a Bağlanması
1936 - Tunceli Adıyla İl Olması(1935 yılında çıkan kanunla)
1937 - Geçici olarak Elazığ'dan Yönetilmeye Başlanması.
1946 - Hukuken Tunceli İli'nin Teşkil Edilmesi
1947 - Kalan Kasabası 'na Taşınarak Fiilen İl Oluşu, Merkez Dahil 8 İlçenin Merkezden Yönetilmeye Başlanması
Kaynakça: Başlangıçtan Günümüze Dersim Tarihi Sayfa 540-541 Can Yayınları 1999 İstanbul

Kaynak: Tunceli Vakfı                                                               <<basa dön

Tunceli Cumhuriyet’ in İlanına kadar
Tarihte İlk Anadolu Birliğini kuran Hititler Tunceli’ye kadar ulaşmışlar, fakat çevreye tam hakim olamamışlardır. Tunceli’de Huriler, Babil ve Asur İmparatorluklarının da etkileri görülmektedir. Med’ ler zamanında kısmen ve Pers’ler zamanında (M.Ö.VI. Yy) Büyük İskender burasını Makedonya Devletine katmıştır.

M.S. 395’ te Roma’ nın ikiye bölünmesi ile bütün Anadolu gibi Tunceli de Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğunun payına düşmüştür. VII. yüz yıl ortalarından itibaren Araplar bu çevreye erişmiş, VIII. Yy Tunceli bir süre İslam İmparatorluğuna katılmıştır. Tabiat yapısı nedeni ile o dönemde yalnız Çemişgezek İlçesi önem kazanmıştır.
Tunceli 1071 tarihinden 1252 tarihine kadar Erzincan’da hüküm süren Mengüçlerin idaresi altinda idi. Selçuklu ve Mogollarin daglik mintikadan Kizilirmak’ a dogru yaptiklari akinlardan sonra Dersim mintikasinda bir çok Türk kabileleri yerlesmis ve buralarda kalmislardir.

Dogu Anadolu’da Akkoyunlu, Karakoyunlu, Türkmenlerin mücadeleleri zamaninda Çemisgezek beyi (Mengüç ailesinden ) Emir Sah Hasan’ dan söz edilmektedir. Bunun torunu Haci Rüstem Bey zamaninda Sah Ismail Çemisgezek ’ e Nur Ali isminde birisini Halife olarak göndermis, Haci Rüstem Bey’ de Iran’ a muhalefet etmeden Çemisgezek’ i Nur Ali’ ye teslim etmistir.

Tam bu sirada Yavuz Sultan Selim’ in Çaldiran Savasini kazanmasi ile tüm Dogu Anadolu Osmanlilara baglandi. Ruslar I. Dünya Savasinda Tunceli’ ye girdiler ise de hakim olamadilar. Bundan baska Tunceli Osmanli imparatorlugu döneminde hiç istila görmedi.
Cumhuriyet ’in Ilanindan Günümüze

Bugün Tunceli Iline bagli Hozat Ilçesi Cumhuriyet öncesi mutasarriflik iken, Cumhuriyet ’in ilani ile Dersim Vilayeti haline getirilmis, 30 Mayis 1926 tarih ve 887 sayili kanunla bazi Vilayetlerle birlikte Ilçe Idari kurulusuna dönüstürülmüstür.

Dersim kelimesi, Gümüskapi anlamina gelmekte olup, kök itibari ile Farsçadir. 25 Aralik 1935 tarih ve 2885 sayili kanunla geçici merkezi Elazig Ilinin Nazimiye, Hozat, Mazgirt, Ovacik ve Çemisgezek Ilçelerinin baglandigi Tunceli Ili teskil edilmistir. Ayni tarih ve 2884 sayili kanunla Tunceli Ilinin Idaresi için özel hükümler konarak Korgeneral rütbesinde Vali ve Kumandan yetkisinde birakilmistir.

Tunceli Iline bagli 8 ilçesi (Kalan Dahil) özel kanuna göre 01.01.1947 tarihine kadar geçici merkezi bulunan Elazig’dan idare edilmis, 30 Aralik 1946 tarih ve 4993 sayili kanuna göre halen il merkezi olan Kalan Kasabasina nakledilmistir.
                                                                  <<basa dön

Nüfus:
1997 genel nüfus sayımı sonuçlarına göre Tunceli’nin nüfusu ( ikametgaha göre ) 82.215 kişidir. Bu nüfusun, 50.422’si şehirlerde, 31.793’ü ise kırsal kesimlerde yaşamaktadır. Şehirleşme oranı % 61,33'dür.

Tunceli’de 1997 genel nüfus sayımına göre nüfusun ilçelere göre daığılımı, kentte ve köylerde yaşayan nüfus ve nüfus yogunlukları ile birlikte Çizelge 1’de verilmiştir.

                                                           Çizelge 1. Nüfusun Ilçelere Göre Dağılımı

Ilçeler
Toplam Nüfus Kent Nüfusu Bucak Ve Köy nf, Yüzölçümü   km² Nüfus Yoğunluğu
Merkez ilçe
26.284 21.737
4.547
841 31
Çemisgezek
8.528 3.508 5.020 877 10
Hozat 8.407 6.480 1.927 804 11
Mazgirt 11.174 3.062 8.112 709 16
Nazimiye 4.776 2.794 1.982 553 9
Ovacık 7.497 4.707 2.790 1.538 5
Pertek 12.579 6.226 6.353 947 13
Pülümür 2.970 1.908 1.062 1.505 2
Toplam 82.215 50.422 31.793
7.774
11

 <<geri dön