|
<<geri
Cumhurbaşkanlığı Makamına
Föderation der Dersim Gemeinden in Europa e.V.
Bobstr. 6-8
50676 Köln
Tel.:/ Fax (0221) 240 61 89
E-Mail: dersim-fdg@hotmail.de
Föderation der Dersim Gemeinden in Europa e.V.
Bobstr. 6-8 • 50676 Köln
Konu: „Demokratik Açılım“ ve Dersim`in Talepleri
Cumhurbaşkanlığı Makamına / Ankara
“Demokratik Açılım” girişiminin ülke sathında genel bir iyimserliğin
oluşmasına yol açtığını görüyoruz. Yıllardır akan kanın durdurulması
ve sorunun akıl yolu ile çözülmeye çalışılması insani ve demokratik
bir tutumdur. Sizin de belirttiğiniz gibi etnik ve kültürel farklılıklar
ülkenin zenginliğini oluşturur. Bu farklılıkların resmen tanınması
ve anayasal güvence altına alınması toplumsal barışa hizmet edecektir.
Etnisitesi, kültürü, dini ve dili ne olursa olsun devletin tüm vatandaşlarına
eşit davranması uygarlığın gereğidir. İnsan hakları, demokrasi ve
hukuk devleti yönünde atacağınız adımlar yalnızca Türkiye’de değil,
aynı zamanda dünyada takdirle karşılanıyor.
Sayın Cumhurbaşkanım.
Ülkemizde başlatılan “Demokratik Açılım” girişimini tarihi bir fırsat
olarak gördüğümüz için bu vesile ile Dersim’in çok önemli ve ağır
sorunlarını sizlere iletmek istiyoruz. Devletten bu taleplerimize
kalıcı çözümler bekliyoruz.
Dersim halkının anadili olan Kırmancki/Zazaca UNESCO’nun da belirttiği
gibi ölü bir dil haline gelmek üzeredir. Halkımızın inancı baskıya
ve ayrımcılığa maruz kalmıştır. Köylerimiz yıkılmış, veya boşaltılmıştır.
Sürekli olarak silahlı çatışmalar ortamında tutulan Dersim’de normal
yaşam koşulları ortadan kaldırılmıştır. Doğal yapısını ve ekonomisini
yitiren toplum bir işsizler ve yoksullar topluluğuna dönüşmüştür.
Doğal öneminin ötesinde, halkımızın dünyasında derin manevi bir yeri
olan Munzur’un üzerinde çok sayı?da baraj yapılarak ruhumuzda onarılmaz
derin yaralar açılmıştır. Barajlar daha şimdiden Dersim’in ekolojisinde
ciddi tahribatlar yaratmıştır.
Dersim halkı farklı dillere ve farklı? inançlara saygılı, barışsever,
hümanist ve hoşgörü sahibi bir halktır. Halkımız hukuk devleti, herkes
için demokrasi ve insan hakları istemektedir. Bu çerçevede şunları
talep ediyoruz:
1. Her bölgede, bölge halkının çoğunluğunun anadili eğitimde zorunlu
ikinci dil olarak okutulması; bağka konuğulan diller var ise bu dillerin
en azından seçmeli ders olarak okutulmasının yasal güvence altına
alınması.
2. Kamu görevlerine getirilecek olan personelin, görev yapacağı bölgede
çoğunluk tarafından konuşulan ana dili bilenlere öncelik tanınması.
3. Açılacak yeni bir TRT kanalında ihtiyaca cevap verecek düzeyde
Kırmancki/Zazaca yayın yapılması. Çünkü bu lisan ülkemizde Türkçe
ve Kürtçeden sonra en çok konus,ulan üçüncü dildir.
4. Üniversitelerde Kırmancki/Zazaca üzerine kürsülerin kurulması.
5. Dersim de dahil olmak üzere ismi değiştirilen bütün yerleşim yerlerine
eski isimlerinin geri verilmesi.
6. Alevi / Kızılbaş inancının temsilcileri olan ocakların tarihsel
ve kültürel misyonlarının tanınması, bu kuruluşların özerkliğinin
yasal güvence altına alınması. Yaşam felsefemizi oluşturan Alevi/Kızılbaşlık
üzerine üniversitelerde kürsülerin kurulması.
7. Köylerin yeniden inşası için uzun vadeli bir kalkınma programının
uygulanması, geriye dönüşlerin sağlanabilmesi için gerekli ekonomik,
siyasi ve güvenlik koşullar? yaratılması, tarım ve hayvancılığın önündeki
bütün engellerin kaldırılması.
8. Mayınlı bölgelerin temizlenmesi ve “yasak bölge” uygulamasına son
verilmesi.
9. Munzur, Harçik ve Peri Vadilerinde yapımı planlanan baraj inşaatlarının
durdurulması. Faunası ve Florası ile olağanüstü doğal zenginliğe sahip
olduğu için Munzur Vadisi 1972 yılında “Milli Park” ilan edilmişti.
Dersim halkı bu barajları kendisine, kültürüne ve inancına yapılmş,
haksız bir yönelim olarak görmekte ve istememektedir.
10. 15 Kasım 1937 tarihinde Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edilen
Dersim’in önderlerinden Seyid Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri
aradan 72 yıl geçmesine rağmen hâlâ açıklanmadı. Mezar yerleri açıklanmalı
ve naaşların aile mezarlığına defnedilmesine izin verilmelidir. Bu
insani bir görevdir.
11. 1938 tarihinde evlatlık verilen, çocuk esirgeme yurtlarına verilen
ya da dönemin yetkililerince kendi üzerlerine kaydedilen Dersimli
yetim çocukları?n tam listesi açıklanmalıdır. Batı illerine sürülen
Dersimlilerin tam listesi açıklanmalıdır. Aradan 71 yıl geçmesine
rağmen, yüzlerce insanımız kendi akrabalarını aramaktadırlar, hayatlarının
son dönemini yaşayan bu mağdurların acıları dindirilmelidir.
Sayın Cumhurbaşkanım,
1938 yılında devlet girişilen “tedip ve tenkil” harekât? ile halkımız
yok olmanın eşiğine sürüklendi. Sayıları 40 ile 70.000 arasında olduğu
tahmin edilen ve çoğunluğunu çocukların, kadınların, yaşlıların oluşturduğu
suçsuz ve savunmasız insanımız katledildi. “Ewladı Kerbelayime, bêxeta
u bêgunayime” (Kerbelanın evlatlarıyız, hatasız ve günahsızız) diyerek
idam sehpasını tekmeleme cesaretini gösteren 70 yaşın üzerindeki büyüklerimiz
yasalara aykırı olmasına rağmen, tatil günü mahkeme kurulup yaşları
küçültülerek idam edildiler.
Dersim insanı küskündür, kırgındır, buruktur. Halkımız 71 yıldır devletten
bir özür bekliyor. Bu özür, barış güllerinin açılmasına hizmet edecektir.
Tarihle yüzleşmek devletleri ve toplumları küçük düşürmez, aksine
saygınlık kazandırır. Türkiye ancak kendi tarihi ile yüzleşerek medeni
ülkeler arasındaki yerini alabilir. Ülkemizde barışve demokrasisinin
yolu geçmişin acıları ile yüzleşmekten geçer.
03.11.2009
Bilgilerinize saygıyla sunarız
Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu adına
Genel Başkan
Yaşar Kaya
<<geri
|